Ramazanın Bize
Öğrettikleri
(15.06.2018)
Değerli
Kardeşlerim,
Okuduğum
ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz, “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet
et” (Hıcr 15/99) buyuruyor. Okuduğum hadisi şerifte
ise Peygamberimiz (s) şöyle buyuruyor: “Biliniz ki, Allah katında amellerin en
faziletlisi, az bile olsa devamlı olanıdır.”
Bugün
bir bayramımızı daha kutlamak için, ikinci kez bu mübarek mekânda toplanmış
bulunuyoruz. Bayramınız mübarek olsun, Cumanız mübarek olsun. Mü’minler için
gerçek bayram olan cennet ve Cemalüllah’a da erişebilmeyi Rabbim, cümlemize nasip eylesin.
Kardeşlerim,
Yüce
Rabbimizin, bizlere sunduğu en büyük nimetlerden birisi olan Ramazan ayını
geride bıraktık. Bir ay boyunca huzur ve bereket dolu sahurları, yüreklerimizi
sevindiren iftarları yaşadık. Gönüllerimizi rahatlatan teravihlere her akşam
coşku ile koştuk. Ramazan boyunca hatimler indirerek Rabbimizle konuştuk,
şuurumuzu pekiştirdik.
Fitre
ve zekâtlarımızla kazançlarımızı arındırdığımız kadar; zihnimizi, kalbimizi,
dilimizi de her türlü kötülüklerden arındırdık.
Aziz
Müminler!
Ramazan
ayında bir irade eğitimi aldık. Bu kutlu ay, kötü alışkanlıkları terk edip,
ahlakımızı güzelleştirmek için bize fırsatlar sundu. Bu ay sayesinde dünya
koşuşturmasıyla bulanan zihinlerimiz yeniden duruldu. Türlü istekler peşinde
yorgun düşen nefislerimiz yeniden huzura kavuştu.
Ramazan,
bir kalkan oldu hepimize. Çirkinlik ve hayâsızlıklara, kalp kırmaya, günah ve
isyana iç dünyamızı kapattık. Sadece midemize değil, aynı zamanda elimize, dilimize, gözümüze de oruç tutturduk. Dilimizin iftarı, gönül alıcı sözlerimiz;
gönlümüzün iftarı, güzel duygularımız ve birbirimize karşı beslediğimiz iyi
düşüncelerimiz oldu. Yeryüzündeki güzellikleri görüp Rabbimizin kudret ve
azametini düşünerek gönül dünyamıza bir iftar coşkusu yaşadı.
Kardeşlerim,
Bu
ay bizim için bir sabır ve şükür eğitimine dönüştü. Uzun günlerde tuttuğumuz
oruçlarla sabrı öğrendik. Yeryüzünde bir dilim ekmeğe muhtaç, aç-açık
insanların haliyle bir nebze de olsa hâllenip, elimizdeki nimetlere şükretmemiz
gerektiğini öğrendik. Dahası yeryüzünde bizim yardım elimize muhtaç olan
milyonlarca insan olduğunu bir kez daha tefekkür ettik.
Mutluluğun
paylaşarak artacağını öğrendik. Birlik ve beraberliğin muhteşem huzurunu, hiç
tanımadığımız kardeşlerimizle iftar sofralarında bir araya gelmenin sevincini
yaşadık. “Sevdiğiniz şeyleri Allah için paylaşmadıkça iyilerden
olamazsınız ayetinin anlamını daha iyi
kavradık. “Yarım hurma ile bile olsa, cehennem ateşinden korunun” buyuran Kutlu Nebi’nin, tavsiyesine uyarak,
ahiret yurdumuza hazırlık yapmaya çalıştık.
Kıymetli
Kardeşlerim,
Ramazan
ayı, bin aydan çok daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni hediye etti bizlere.
Yaptığımız ibadet ve iyiliklerin, samimiyetimiz oranında kat kat fazlasıyla
karşılık bulacağını öğrendik. Bütün bu güzelliklerin ardından, Rabbimiz bizleri
neşemizi, huzurumuzu birbirimizle paylaşacağımız bir güne, Bayram gününe,
kavuşturdu.
Öyleyse,
Aziz Kardeşlerim!
Ramazan’ın
bize bıraktığı bu güzelliklere sahip çıkalım. Gelin bütün hayatımızı Ramazan
yapalım. Haram şeylere, meşru olmayan isteklerimize bir ömür oruç tutalım. Ta ki, ahiretimiz de bayram olsun. On bir ay yolunu gözleyip özlediğimiz Ramazan da bizi özlesin. Bu
bereketli misafir, tüm cömertliğiyle bir an önce yine gelsin, kapımızı çalsın,
gönlümüzü kuşatsın…
Ahmet
Rifat SAĞLAM
Kelsterbach
DİTİB Camii Din Görevlisi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder